Consultancy
Konfor Alanınızdan Çıkın ve Varlığından Bile Haberdar Olmadığınız Şeyleri Keşfedin!
Ekim 18, 2021
Değişimler hayatta insanları her zaman korkutmuştur. Çoğu insan kendi konfor alanında kalmayı tercih eder; çünkü bu durum, olası yeni deneyimlerle yüzleşmekten daha kolay ve daha az ürkütücüdür. Bilinmeyeni deneyimlemek çoğunlukla sinir bozucudur. Derinliğini bilmediğimiz bir suda yüzmek korkutucu, yüksek bir dağa tırmanmak huzursuz edicidir. Sahip olduğunuz ve alıştığınız düzeni korumak yerine yeni bir meydan okuma olarak iş veya pozisyon değiştirmek de benzer şekilde riskli algılanır. Yine de bizi hayatta diğer insanlardan ayıran şey tam olarak bu deneyimlerdir. Çoğu insan plajda yüzerken çok az insan derin okyanuslarda yüzer ve kalabalık sıyrılıp öne çıkanlar da işte bu farklı deneyime sahip o azınlıktır. Bu mantığın iş hayatı için de geçerli olduğunu düşünüyorum. Şirketler farklı deneyimlere sahip insanlar isterler. Başlangıç seviyesindeki (junior) bir pozisyon için bile eğitim hayatı boyunca yapılmış stajlar, müfredat dışı aktiviteler, farklı dersler veya sertifikalar beklerler. Giriş seviyesi bir pozisyon için bile böyle standartlar aranırken, daha yüksek pozisyonlar için gereken niteliklerin çok daha fazla olması son derece normaldir.
Bir çalışanın farklı deneyimler kazanmasının iki temel yolu vardır; bunlardan ilki aynı şirket bünyesinde çalışma rolünün ve/veya sorumluluklarının değişmesi, ikincisi ise farklı bir şirkette ve hatta farklı bir sektörde yeni bir maceraya atılmaktır.

İş değiştirme süreci neredeyse her zaman çok fazla zaman ve emek gerektirir. Sık sık iş değiştirmenin, şirketlerin bir kişiyi işe alması için iyi bir işaret olmadığını belirtmek önemlidir. Genel olarak bir kişi her yıl veya daha kısa sürelerde iş değiştirmemelidir. Bu durum, bir işe veya şirkete karşı bağlılık eksikliğini gösterir. Diğer yandan bir kişi aynı şirkette, aynı rolde çok uzun süre de takılıp kalmamalıdır. Bu tarz bir imaj çizmekten kaçınmak için iş değiştirme dönemleri dikkatlice değerlendirilmeli ve yeni iş, çalışana iş hayatında gelişmesi ve öne geçmesi için yeni deneyimler sunmalıdır.

Farklı deneyimler kazanmanın bir diğer yolu ise şirket içi rol ve/veya sorumluluk değişiklikleridir; ancak bir şirkette kadrolu (insource) çalışan iseniz rol değiştirme olasılığınız düşüktür. Bunun arkasındaki temel neden, şirket içi bilgi birikimini (know-how) iyi bir seviyede tutma isteğidir; çünkü o kişiyi kaybetmek şirkette bir boşluk yaratacaktır. Bunun yerine bilginin birden fazla kişiye aktarılması, şirketin bu bilgiyi koruması için daha fazla seçenek yaratacaktır. Bu da şirket içindeki bir sirkülasyonun daha fazla bilgi yaratacağı ve bu bilginin paylaşılmasının ilerleme için yeni fikirler doğurabileceği anlamına gelir. Farklı insanlar problemlere farklı açılardan bakarlar ve bu da bir süreçle ilgili sorunları henüz ortaya çıkmadan engeller. Eğer bir kişi bir sürece birden fazla perspektiften bakabiliyorsa bu durum daha iyi bir sonuç doğurabilir. Örneğin üç yıllık bir süre zarfında bir şirkette 5 farklı rolde çalışmış bir çalışan, yeni bir göreve 5 farklı açıdan bakabilir; çünkü belirli bir departmanın yeni bir göreve nasıl yaklaştığını ve o departmanın özel ihtiyaçlarının neler olduğunu bizzat görmüştür. Bu da kişinin görevi genel bir bakış açısıyla analiz etmesini ve görevde en ideal sonucu yaratmasını sağlar. Takımların, bir görev için farklı fikirlerin ortaya çıkabilmesi adına farklı yeteneklere sahip insanlardan kurulduğunu unutmayın. Eğer bir probleme farklı perspektiflerden bakıp bir görev hakkında birçok fikir üretebiliyorsanız bu sizi hem takımda hem de şirkette benzersiz bir insan yapar.
İşte bu yüzden bir çalışan, konfor alanının dışına çıkmaktan korkmamalı; şirketteki yeni rollere ve sorumluluklara açık olmalıdır. Yeni nitelikler ve deneyimler insanlara varlığından bile haberdar olmadıkları yeni pencereler açar. Bu insanlar rakiplerinin bir adım önünde olacak ve kalabalık içinde fark yaratacaktır. Tıpkı André Gide’in o ünlü sözünde belirttiği gibi: “Açılmamış kanatların uzunluğu bilinemez.” İnsanlar uçmanın mucizelerini keşfetmek için kanatlarını açmalıdır!

Yazar: Tayyip Adal